2014′de doğan beyana dayalı vergi borçları ve Torba Yasa

30 NİSAN – 1 ARALIK 2014 ARASINDA DOĞAN BORÇLARINI ÖDEMEYENLER TORBA KANUNDAN YARARLANABİLİR Mİ?

2014de-dogan-beyana-dayali-vergi-borclari-ve-Torba-Yasa

Değerli okurlarımız bilindiği üzere 6552 sayılı Torba Kanun uyarınca yapılandırılan borcun bir takvim yılı içinde ikiden fazla taksidinin ödenmemesi ya da beyana dayalı vergiler için de ikiden fazla ödememe yapılmaması halinde şartlar ihlal edilmiş olunacaktır. Kanun hükümlerinden yararlanmanın şartlarından birinin de beyana dayalı olarak doğacak güncel borcun ödenmesi şartı zor durumda olan şirketler için şartların ihlal edilmesine neden olabilecektir.

Bugünkü yazımızın konusunu ise, beyana dayalı vergilerden 30 Nisan 2014 tarihi ile 1 Aralık 2014 tarihi arasında doğan borçların ödenmemesi halinde şartların ihlal edilmiş sayılıp sayılmayacağı meselesi oluşturacaktır.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin yedinci fıkrasında “(7) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler. İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, madde hükmünden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan mükelleflerin maddede öngörülen diğer şartların yanı sıra;

-fıkrada belirtilen bu vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk edenleri vadesinde ödemeleri şarttır.

Dolayısıyla bu hüküm, maddeye göre ödenecek taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde uygulanacak hükümler ile ilişkili olmayıp taksit ödeme süresince mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek vergilerin zamanında ödenmesi ile ilgilidir.

Örneğin, gelir vergisi mükellefi olan bir borçlu, maddeden bu vergi türü için 18 eşit taksitte ödeme seçeneği ile yararlanması durumunda, ilk taksit ödeme süresinin başladığı 1/12/2014 tarihinden 18 eşit taksitin sona erdiği 31/10/2017 tarihine kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini, katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması halinde özel tüketim vergisini ödemesi gerekmektedir. Ancak, bu vergilerle birlikte tahakkuk eden damga vergisinin vadesinde ödenmemesi halinde yapılandırma ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmesi şartı, bir takvim yılında her bir vergi türü için en fazla iki defa ihlal edilebilecektir. Böyle bir durumda borçlular madde hükümlerinden yararlanma haklarını kaybetmeyecektir.

Ancak, bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dahil) ödedikleri taksitler için madde hükmünden yararlanacak, bu tarihten sonra ise madde kapsamında ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

Diğer taraftan, mükelleflerin çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememeleri hali maddenin ihlal nedeni sayılmamıştır.

Çok zor durum hali, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen “çok zor durum” halini ifade etmektedir.

Bu itibarla, 6183 sayılı Kanuna göre vadesinde ya da vadesinden önce yapılan müracaatlara istinaden borçları tecil edilen mükelleflerin çok zor durumda bulundukları kabul edilecektir. Tecil talebi çok zor durum hali dışındaki nedenlerle (Örneğin, katma değer vergisi gibi taksitlendirilmesi uygun görülmeyen vergiler veya diğer nedenler) uygun görülmeyen mükellefler için tecil yapılmamakla birlikte, çok zor durum halinin varlığı tespit edilmişse madde hükmü ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Mükellefler 30 Nisan 2014 ile 01 Aralık 2014 arasında beyana dayalı olarak doğan borçlarını ödemezler ise şartlar ihlal edilmiş sayılacak mıdır?

Kanunda belirtilen bu vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk edenleri vadesinde ödemeleri şarttır.

Yukarıda yer alan örnekte gelir vergisi mükellefi olan bir borçlu, maddeden bu vergi türü için 18 eşit taksitte ödeme seçeneği ile yararlanması durumunda, ilk taksit ödeme süresinin başladığı 1/12/2014 tarihinden 18 eşit taksitin sona erdiği 31/10/2017 tarihine kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini, katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması halinde özel tüketim vergisini ödemesi gerekmektedir.

Örneğin, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim/2014 KDV Beyannamelerinden doğan borcun ödenememesi şartların ihlali anlamına gelmeyecek, ancak 1 Aralık 2014 tarihinden itibaren tahakkuk edecek borçlardan ikiden fazla ödeme yapılmaması şartların ihlali anlamına gelecektir.

Güncel borçların ödenmesi şartı ödeme güçlüğü çeken firmalar bakımından sıkıntı oluşturmakla birlikte, en azından 30 Nisan ile 1 Aralık/2014 arası borçların ödenmesi şartı konulmaması isabetli olmuştur. / Ekrem Öncü – Thelira

Özlem YAMANAVCILAR

Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir