Döviz Sözleşmelerinin Türk Lirası’na Çevrilmesinde Damga Vergisi’nin Durumu ve Örnek Uygulamalar

Değerli Okurlar,

Bilindiği üzere 13.09.2018 tarihli Resmi Gazete’de 85 sayılı “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” Cumhurbaşkanlığı Kararı yayımlanmıştır. Bu kararın, 1 inci maddesiyle, 7/8/1989 tarihli ve 32 sayılı “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karar”ın 4 üncü maddesine eklenen (g) bendinde, “Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı”; 2 nci maddesiyle aynı Karara eklenen geçici 8 inci maddede ise, “bu Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirleneceği karara bağlanmıştır.”

Bu kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte taraflarca Türk parası olarak belirlenecek olan yeni sözleşmelere ilişkin kurların ne şekilde belirleneceği ve damga vergisi sorunu da ortaya çıkmıştır. (Bu makalede bu işlemlere ile ilgili damga vergisi sorunu üzerinde durulacaktır.) Ayrıca bu karar ile ilgili piyasada ciddi anlamda tartışmalar oluşmuş, farklı yorum ve uygulamalar ile karşılaşılmıştır.

Buna istinaden T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Daire Başkanlığı bu karar ile ilgili 22.11.2018 tarihinde DV-22/2018-1 sayılı Damga Vergisi Sirküleri/22 yayımlamış ve konu ile ilgili durumları anlatmış ve karışıklıklara son vermeyi amaçlamıştır.

Damga vergisinin hangi kur üzerinden alınması gerektiği ise “35 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin 4 üncü maddesinde, vergiye tabi kağıdın yabancı para cinsinden düzenlenmesi halinde damga vergisinin, kağıt üzerinde yer alan dövizin kağıdın düzenlendiği tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan olunan cari döviz satış kuruna göre bulunacak Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanacağı hususu düzenlenmiştir.”

22 Nolu Damga Vergisi Sirküleri Öncesi Piyasada Uygulanan Damga Vergisi Hesaplaması;

ÖRNEK 1: 08.11.2017 tarihinde tutarı 150.000 USD olan sözleşme taraflar arasında imzalanmıştır. İlgili tarihteki T.C. Merkez Bankası USD Satış Kuru : 3,8602 dir. Bu sözleşmenin TL karşılığı ise (150.000 USD x 3,8602) 579.030 dir. Yani 579.030 TL üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi tutarı olan 5.489,20 TL tahakkuk ettirilerek ödenmiştir. 13.09.2018 de yürürlüğe giren 85 sayılı karar gereği taraflar 27.09.2018 tarihinde taraflar sözleşmenin diğer koşullarında bir değişiklik olmaksızın sözleşme bedelini Türk parası ile değiştirmeye karar vermişlerdir. 27.09.2018 tarihinin T.C. Merkez Bankası USD Satış Kuru: 6,1350 dir. Bu durumda sözleşme bedeli (150.000 USD x 6,1350) 920.250 TL olacaktır. Bu durumda aradaki farka isabet eden (920.250 – 579.030) 341.220 TL dir. Bu tutar özünde kur farkından kaynaklanmaktadır. 341.220 TL üzerinden binde 9,48 oranında tekrar damga vergisi hesaplaması yapılarak 3.234,77 TL tahakkuk ettirilerek ödenir.

Yukarıdaki örnek gibi piyasada bir sürü işlemler yapılmış ve gereksiz damga vergisi ödemeleri ortaya çıkmıştır.

22 Nolu Damga Vergisi Sirküleri Yayımlandıktan Sonra Uygulanması Gereken Damga Vergisi Hesaplaması;

Belli parayı ihtiva eden sözleşmeler Damga Vergisi Kanunu ya da özel kanunlarda herhangi bir istisna hükmü yer almadığı sürece nispi damga vergisine tabi bulunmaktadır. Belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin değiştirilmesi halinde ise değişikliğe ilişkin kağıdın, artan tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Bu çerçevede, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında döviz cinsinden düzenlenmiş olan sözleşmelerin bedellerinin Türk Lirası (TL) olarak yeniden belirlenmesine ilişkin düzenlenen kağıtların;

  • Sözleşmelerin diğer maddelerinde (taraf, süre uzatımı, yeni iş ilavesi vb.) bir değişiklik yapılmaksızın münhasıran bedele ilişkin düzenleme yapılması,
  • Yapılacak değişiklik sonrası Türk Lirası cinsinden belirlenecek toplam bedelin, ilk sözleşmede yer alan döviz cinsinden bedel ile değişikliğe ilişkin kağıdın düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen cari döviz satış kurunun çarpımı suretiyle bulunacak tutarı geçmemesi,
  • İlk sözleşmeye atıf yapılmış olması

şartlarını birlikte taşıması halinde, söz konusu değişikliğe ilişkin kağıtlardan ayrıca damga vergisi aranılmayacaktır.

Diğer taraftan, sözleşme bedelinin Türk Lirasına uyarlanmasına yönelik düzenlenen kağıdın,  yabancı para ile düzenlenen sözleşmenin diğer maddelerinde bir değişiklik yapılmaksızın, düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kurlarına göre hesaplanacak tutardan daha yüksek bir bedel içermesi durumundailk sözleşmedeki damga vergisinin azami tutardan ödenmemiş olması kaydıyla, artan tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Yabancı para cinsinden düzenlenen sözleşmelerde damga vergisinin azami tutardan ödenmiş olması halinde ise, değişikliğe ilişkin kağıdın yukarıda belirtilen nitelikleri haiz olması kaydıyla, artan bedel nedeniyle bu kağıttan ayrıca damga vergisi aranmayacaktır.

Bedelin Türk Lirası olarak belirlenmesine ilişkin düzenlenen kağıdın, ilk sözleşme yerine yeni bir sözleşme olarak veya aynı sonucu doğuracak şekilde bedel dışındaki unsurları da değiştirecek şekilde düzenlenmesi halinde, bu kağıt için genel hükümler çerçevesinde damga vergisi aranılacağı tabiidir.

ÖRNEK 2: 08.11.2017 tarihinde tutarı 150.000 USD olan sözleşme taraflar arasında imzalanmıştır. İlgili tarihteki T.C. Merkez Bankası USD Satış Kuru : 3,8602 dir. Bu sözleşmenin TL karşılığı ise (150.000 USD x 3,8602) 579.030 dir. Yani 579.030 TL üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi tutarı olan 5.489,20 TL tahakkuk ettirilerek ödenmiştir. 13.09.2018 de yürürlüğe giren 85 sayılı karar gereği taraflar 27.09.2018 tarihinde sözleşmenin diğer koşullarında bir değişiklik olmaksızın sözleşme bedelini Türk parası ile değiştirmeye karar vermişlerdir. 27.09.2018 tarihinin T.C. Merkez Bankası USD Satış Kuru: 6,1350 dir. Bu durumda sözleşme bedeli (150.000 USD x 6,1350) 920.250 TL olacaktır. Buraya kadar ilk örneğimizle herhangi bir fark bulunmamaktadır. Ancak bundan sonraki süreç tamamen ilk örneğe göre farklılık göstermektedir. Farz edelim ki; taraflar aralarında yeni TL tutarını 900.000 olarak belirlesin, bu durumda sözleşmeyi imzaladıkları 27.09.2018 tarihinde ortaya çıkan 920.250 TL den düşük olduğu için herhangi bir damga vergisi ortaya çıkmayacaktır. Bunu sirküdeki “yapılacak değişiklik sonrası Türk Lirası cinsinden belirlenecek toplam bedelin, ilk sözleşmede yer alan döviz cinsinden bedel ile değişikliğe ilişkin kağıdın düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen cari döviz satış kurunun çarpımı suretiyle bulunacak tutarı geçmemesi” ile açıklayabiliriz. Sirküde ilk sözleşmenin kuru ve onun Türk parası karşılığı ile ilgili herhangi ibare yoktur. Dolayısıyla bizim için önemli olan sözleşmenin döviz cinsinden bedelidir. İlk sözleşmenin kuru ve Türk parası karşılığı önem arz etmemektedir. Bu üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir noktadır. Eğer taraflar yeni TL tutarını 950.000 olarak belirleseydi, (950.000-920.750) 29.750 TL üzerinden damga vergisi hesaplanacaktı. Bu tutar da binde 9,48 üzerinden 282,03 TL olacaktı.

Bu sirkü ile sözleşme bedelleri üzerinden ortaya çıkan kur farkları üzerinden damga vergisi alınmasının önüne geçilmiştir.

İşin Bir Kısmının Gerçekleşmesi Nedeniyle Bakiye Tutarın Değiştirilmek İstenmesi Durumunda Damga Vergisi Hesaplaması:

ÖRNEK 3: 08.11.2017 tarihinde tutarı 150.000 USD olan sözleşme taraflar arasında imzalanmıştır. İlgili tarihteki T.C. Merkez Bankası USD Satış Kuru : 3,8602 dir. Bu sözleşmenin TL karşılığı ise (150.000 USD x 3,8602) 579.030 dir. Yani 579.030 TL üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi tutarı olan 5.489,20 TL tahakkuk ettirilerek ödenmiştir. 13.09.2018 de yürürlüğe giren 85 sayılı karar gereği taraflar 27.09.2018 tarihinde sözleşmenin diğer koşullarında bir değişiklik olmaksızın sözleşme bedelini Türk parası ile değiştirmeye karar vermişlerdir. Bu tarih itibariyle işin % 60 lık kısmı tamamlanmıştır. Kalan % 40 lık kısım için (150.000 USD x 0,40) 60.000 USD üzerinden hesaplamaların yapılması gerekmektedir.  27.09.2018 tarihinin T.C. Merkez Bankası USD Satış Kuru: 6,1350 dir. Bu durumda kalan kısım tutarı (60.000 USD x 6,1350) 368.100 TL olacaktır. Eğer taraflar arasında belirlenecek olan yeni tutar 368.100 TL’ye eşit ya da altında ise damga vergisi hesaplanmayacak, üstünde ise belirlenen tutardan 368.100 TL düşülüp aradaki farkı damga vergisi hesaplanacaktır.

KAYNAK:

1)85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

2)22 Nolu Damga Vergisi Sirküleri

 

Mustafa Kalafat
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Öğretim Görevlisi
İşletme Bilim Uzmanı
mkalafat@guris.com.tr

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Özlem YAMANAVCILAR

Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir