SGK sosyal güvenlik sistemini yürütebilmek için giderlerin karşılanabildiği bir gelir politikası takip etmek zorundadır. Kurumun en önemli finans kaynağı ise sigorta ve genel sağlık sigortası primleridir. Hayatın akışı içerisinde kimi zaman prim ödeme yükümlüleri borçlarını ödeyemez hale gelebilirler. SGK süresinde tahsil edemediği alacaklarını icra takip hukukundan ayrı olarak kamu alacakları için kolay, hızlı ve daha etkili yöntemleri içeren 6183 sayılı Kanuna göre takip etmektedir.

2008 yılında yaşanan mali kriz sonrası dijital bir para sistemi (Bitcoin) ekonomik hayatımızda yer bulmaya başladı. Avrupa Adalet Divanı’nın 2015 yılında almış olduğu karara göre AB ülkelerinde sanal bir para olarak kabul edilen Bitcoin Kanada’da ise emtia olarak kabul görmektedir. Halen hukuki olarak ülkemiz mevzuatında paye verilmemiş olan bitcoin’in hacze konu edilip edilemeyeceği, 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre teminat olarak gösterilmesinin önünde hukuki bir engel olup olmadığı muamma olarak durmaktadır.

Borçlu icra takibine konu borcunu taksitlendirmek suretiyle ödemek isteyebilir. SGK alacağını 36 ayı geçmemek üzere ve faiz almak suretiyle 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edebilir. Taksitlendirme talebinde bulunulan borcun ellibin Türk Lirasını aşması durumunda SGK tarafından ellibin Türk Lirasını aşan kısmın yarısı tutarında teminat gösterilmesi istenilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu taksitlendirme işleminde borçlulardan teminat olarak 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan kıymetlerden paraya çevrilmesi kolay olan nakit niteliğindeki (banka teminat mektubu, hazine bonosu ve devlet tahvili… gibi) teminatları almak istemektedir.

6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre ise:  Para, Bankalarca verilen süresiz teminat mektupları, Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç Borçlanma Senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler, Milli esham ve tahvilat, İlgili veya ilgililer lehine üçüncü Şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idarelerince haciz varakasına dayanılarak haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar teminat olarak kabul edilir. Menkul mallara, Kanunun 81 inci maddesi gereğince, haczi yapan memur tarafından değer biçilir. Öte yandan borçlu yahut SGK bilirkişi tarafından değer tespiti yapılmasını isteyebilir.

Yukarıda da değinildiği üzere Bitcoin’ in hukuki durumu ülkemiz açısından tartışmalıdır. Ancak hayatın akışı kısa süre içerisinde dijital paranın Türkiye’de hukuksal bir zemine oturtulmasını zorunlu kılacaktır. Bu noktada ister Kanada örneği gibi emtia olarak kabul edelim isterse AB örneğine uygun olarak para şeklinde değerlendirelim Bitcoin’ in 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan her bir değerden daha likit olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Hukuksal zemini boşluktayken buyurucu bir üslupla “SGK’nın Bitcoin’ i teminat olarak kabulü gereklidir” demek yakışıksız olur. Ancak dijital paranın hızla yaygınlaşan ve ekonomik hayatta değer bulan yeri, 6183 sayılı Kanununa göre teminat olarak kabul edilmeyi fazlasıyla hak etmektedir.

 

Mehmet Uğur Yavuz
Sosyal Güvenlik Denetmeni
myavuz2@sgk.gov.tr

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Özlem YAMANAVCILAR

Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir